Dede Korkut hikâyesi...
Araştırmacılar, uzun yürüyüş yapan kişilerin kardiyovasküler hastalık riskinin, aynı adım sayısına kısa ancak sık yürüyüşlerle ulaşan kişilere kıyasla daha düşük olabileceğini belirtti. "Annals of Internal Medicine" dergisinde yürüyüş rutinlerinin kardiyovasküler hastalıklara etkisine ilişkin bir çalışma yer aldı.Günde 8 bin adımdan daha az atan 40 ila 79 yaşında 33 bin 560 kişiyle yapılan çalışmada bu kişiler, yürüyüşlerinin uzunluğuna göre gruplara ayrıldı.
Bıyık, oyunda Deli Dumrul'un deliliği bir maske olarak kullandığına işaret ederek, şunları kaydetti: "Deli Dumrul, bu delilik maskesiyle beraber sınırları zorluyor. Tanrı'yla pazarlık etmeye kalkışıyor. İktidarı kendi kurallarıyla yeniden tanımlamak istiyor. Aslında Dumrul'un deliliği, aklını kaybetmesi değil, biraz haddini kaybetmesi. Hikâyeyi, pek sevimli bir kahramanlık hikâyesinden çok daha gerçekçi, daha varoluşsal bir yere taşımaya çalışıyorum. Sahnelerken de dramatik çekirdeği korumaya çalışıyorum. Onun yanında, postdramatik tiyatronun biçimsel araçlarına da temas etmeye çalışıyorum." Sahnede belirli, zamansal bir dekor yerine daha soyut bir dekor olduğunu aktaran Bıyık, "İçeride daha postmodernist bir tavır var. Dumrul'un ölüm karşısındaki kibrini, seyircinin ölüm algısıyla bilinçli bir gerilim hâlinde yaşamasını hedefledim ve birazcık seyirciyi de bu konuda baskılayacağım." diye konuştu. "Büyük bir sorumluluk yüklendi bize" "Tehlikeli Oyun"u sahneye koyan rejisör Nazlı İktu ise eserin tek perdelik bir Türk operası olduğunu söyleyerek, bu anlamda kendilerine büyük bir sorumluluk düştüğünü belirtti.
İktu, bir hapishanenin görüş salonunda geçen oyunun konusundan bahsederek, "Avukat bir kadın ve bir adamdan oluşan iki kişilik bir opera. Çok tiyatral bir metni ve havası var. Kadın, adamın avukatıdır; hapishanede tanışıyorlar, birbirlerine âşık oluyorlar. Fakat bir sene sonra bu ilişki bozulmaya başlıyor. Gitgide artan, gerilimli ve tiyatral öğesi yüksek bir opera." dedi. İki eserin aynı akşam sahnelenecek olmasına ilişkin İktu, "Cenk arkadaşımla birlikte kardeş eserlerimizi paylaşıyoruz. Önce bizim oyunumuz oynanıyor, ara veriliyor. Sonra heyecanla o eserin dekorları kuruluyor, solistleri hazırlanıyor. Çok güzel, çok keyifli bir ortamda birlikte çalıştık. Heyecanla seyircilerimizi bekliyoruz." ifadelerini kullandı. İktu, eserdeki enstrümantal bölümlerde hikâyeyi derinleştirmek adına özel bir çalışma yaptıklarını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çeşitli bestecilerden alıntıların olduğu bölümler var. Ben o bölümlerde bu çiftin eski anılarını ve tanışmalarını gösteren siyah-beyaz bir kısa film çektim. Çok kıymetli görüntü yönetmenleriyle çalıştık. Sanırım ilk kez gerçek anlamda profesyonel bir sinema sanatı operaya giriyor diyebilirim. Solistlerimizin söylemediği, sırf müziğin olduğu yerlerde bu filmler devreye giriyor."
Oyunlar hakkında
Librettosu Mehmet Ergüven tarafından kaleme alınan ve Mesruh Savaş'ın müziğiyle ilk kez sahneye taşınacak "Tehlikeli Oyun", iki kişi arasında geçen bir ilişkinin kapalı bir mekânda psikolojik bir hesaplaşmaya dönüşmesini anlatıyor. Kadın ve erkek arasındaki diyaloglar üzerine kurulu yapısı; farklı bestecilerden alıntı içeren bölümler, çiftin geçmişine ve ilişkilerine dair anıları yansıtan siyah-beyaz kısa film sahneleriyle destekleniyor. Nazlı İktu'nun sahneye koyduğu, İDOB Orkestrası'nı Murat Kodallı'nın yönettiği; dekor ve kostüm tasarımı Nilsu Baldan'a, ışık tasarımı Bersan Baş'a ait olan eserde solistler Gülbin Günay, Şebnem Ağrıdağ Kışlalı, Zafer Erdaş ve Alper Göçeri dönüşümlü rol alacak.
Sinan Bayraktar'ın librettosunu yazdığı, Çetin Işıközlü'nün melodileriyle zenginleşen "Deli Dumrul"da Türk sineması ve tiyatrosunun dramatik anlatım geleneğinden beslenen bir sahneleme sunuluyor. Cenk Bıyık'ın sahneye koyduğu eserde orkestra şefi Murat Kodallı; dekor ve kostüm tasarımı Tan Ergin, ışık tasarımı Gürkan Dökmetaş, koreografi Deniz Özaydın imzası taşırken, "Deli Dumrul" rolünde Işık Belen ve Burak Kul dönüşümlü olarak sahnede olacak.